Yolu ve yüreği SEVGİDEN geçen dostların buluşma yeri!..
 
   
Bektaşoğlu Köyü
T  a  r  i  h  ç  e
Sosyal Etkinlikler
D e r n e k l e r
M e z a r l ı k
F o t o a l b ü m
Köyüme Şiirler
Köyüm Evleri
Köyüm İnsanı
C  e  m  l  e  r
A  ş  u  r  e
D  e  r  g  i
Şenliklerimiz
İ l e t i ş i m
Kan Bankası
weblerimiz
Kene ile Yaşam
 
Yenisayfa
   Ziyaretçi Sayısı:

Probate Lawyer

 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   
 

Köyümüzün Yetiştirdiği Gurur kaynağımız

HALK OZANI EZGİLİ KEVSER

Köyümüzün gurur kaynağı Halk Ozanı Ezgili Kevser bugün (01 Mayıs 2007) Cem Radyo'da canlı yayına katılarak kendi bestelerinden ve Çorum yöresinden derlediği  halk türkülerinden  oluşan bir radyo konseri verdi.  Ezgili Kevser 30 Nisan 2007 Pazartesi günü de TRT İstanbul Radyosu'nda Nilgün Parlak'ın (Saz üstadı Erol Parlak'ın eşi) canlı radyo programına katılmış, yine kendi bestelerinden ve Çorum yöresinden derlediği halk  türkülerinden oluşan bir konser vermiştir. Radyo yayınında Ezgili Kevser, Anadolu'da yaşayan  en genç bayan halk ozanı olarak tanıtılmıştır. Sesiyle, sazıyla ve yüreğiyle gönülleri fetheden Ezgili Kevser'i kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. Yolun açık olsun. Diline ve sazına sağlık Ezgili Kevser.
Ezgili Kevser'in web Sitesi: http://www.ezgilikevser.com
Ezgili Kevser'in albümleri:

Ezgili Kevser
Al Başına Çal Dünyayı
Ercan,
2004

Yarim

Dünyanın kahrını çekerim sandın
Alnı kırış kırış çizgili yarim
Sevda ateşiyle kavruldun yandın
Kaderi de kara yazgılı yarim

Hayat dolu idin, gülerdi yüzün
Kulağımda hala o tatlı sözün
Hisseder sevgiyle bakardı gözün
Kör olmuş hislerin sezgili yarim

Sen de yalnız kaldın tek bir başına
Düşürdün akları kara kaşına
Yazarlar senin de mezar taşına
Sazı da sözü de Ezgili yarim

Dönersin

Beyhude çağlayıp beyhude coşma
Gün gelir durulur bana dönersin
Yatağına sarıl menzili aşma
Baykuşlar tünemiş hana dönersin

Zamana kulak ver hissin var ise
Bulursun yolunu aldırma sise
Sadelik güzeldir boş ver şu süse
Derlenip toplanıp cana dönersin

Düşün ki çağlayan sular durulur
Bilirsin çok koşan çabuk yorulur
Göz güzel görürse gönül vurulur
Damarda kurumuş kana dönersin

Yanıyorsa sinen aşkın derdiyle
Söylemeyen derman bulur mu söyle
Ezgili Kevser'im her an hep böyle
Bir o yana bir bu yana dönersin

 

Sakın

Doğruyu görmeyip boş söze kanıp
Aşk dolu yüreği eritme sakın
Görgü sınavında cahile uyup
kamilin yanında sırıtma sakın

Bir insan sevgisiz yaşar mı söyle
Bir yaprak misali kurur hep öyle
Eğer insan isen merhamet eyle
sen de sev ikilik yaratma sakın

Bilirsin niyettir her işin başı
Sevgi hoşgörü de kuralım işi
Kaldırırsın şimdi ağ’r olan taşı
Cahili kendine yar etme sakın

Sevda dağlarında şimşek çaktıran
Aslı'dır Kerem'i nara yaktıran
Gönül pınarını sana aktıran
Ezgili Kevser'İ sır etme sakın

Dostum

Eller gibi ayrı gezme
Sağ yanıma gele dostum
Sükut geçiş kendin üzme
Şenlenip de güle dostum

Dost dostunu ayrı görmez
Serin verir sırrın vermez
Hasmıyla bir olup yermez
Bunu böyle bile dostum

Dostsuz dünya neye yarar
Herdem gönül seni arar
Ezgili'yi kimler sarar
Dost dost için öle dostum

Sevdalı Başım

Göz göze geldiğim o günden beri
Yanıyor yüreğim sevdalı başım
Unutmak ne mümkün kalbimde yeri
Yanıyor yüreğim sevdalı başım

Bana sensiz dünya inan ki zehir
Akar göz yaşların olur bir nehir
İstemem sözünü edesin tehir
Yanıyor yüreğim sevdalı başım

Ezgili Kevser'im geçemem senden
Umarım olursun taraftar benden
Aşk kahvemiz gelsin uzak Yemen'den
Yanıyor yüreğim sevdalı başım

Dediler

Dün gece rüyamda bir derya gördüm
Damladaki sırrı bilmez dediler
Hak için çalışan kulları sordum
Yaşar ebediyen ölmez dediler

Hakikat ilminin şehri Aliler
Balım Sultan hem de Kızıl Deliler
Horasan ilinden gelen Veliler
İlimsiz irfansız olmaz dediler

İlmi reddedenler kalırlar yaya
Yoktur mürşitleri düşerler zaya
İlimle gidenler çıkarlar aya
Erişir menzile kalmaz dediler

İlimi esas bil uzay çağında
Sevgi hoşgörünün kavrul yağında
Sevgiyle yeşeren gönül bağında
Ezgili güllerin solmaz dediler

Minnet Edemem

Canım bu yola fedadır
Pula da minnet edemem
Nasibim veren hudadır
Kula da minnet edemem

Feleğin bana ettiği
Gelse yolumun bittiği
Cahilin sürüp gittiği
Yola da minnet edemem

Pirime bağlıdır özüm
İçten içe yanar közüm
Dünya malı olsa çözüm
Mala da minnet edemem

Ezgili der dosta varam
Yar elinde çoktur yaram
Dese balla yaran saram
Bala da minnet edemem

Sayıldım

Öğün deli gönül öğün dur hele
Erenler ceminde cana sayıldım
Akıttın göz yaşım ahı vah ile
Ol Ehl-i Beyitten yana sayıldım

Boynu bükük gözü kareli gönül
Bencileyin döşü hareli gönül
İmameyn aşkıyla yareli gönül
Kerbela’da akan kana sayıldım

Ezgili çırpınır derdi yar ile
Yüreğinde mangal dolu nar ile
Zemheride karpuz yaz da kar ile
Kırklara karışıp ana sayıldım

Benzersin

Deli gönül yanar yanar durursun
Kanadı kırılmış kuşa benzersin
Yavruyu yitirdin dize vurursun
Aklını yitirmiş başa benzersin

Deli gönül yaban elde işin ne
Düşürürsün kurdu kuşu peşine
Nazar değdirirsin kara kaşına
Sanki çok ihtiyar yaşa benzersin

Ağlayı ağlayı kan dolmuş gözün
Yad elde kimseye geçmez ki sözün
Hani Ezgili'ye bağlıydı özün
Özünü yitirmiş naşa benzersin

TÜRKİYEM

 Ne eğitimin ne kültürün kaldı
Aydınların hala sürgün TÜRKİYEM
Cazı Popu başta yerini aldı
Ozanların sana dargın TÜRKİYEM
 
Ekonomin onmaz derin yaralı
El koydu olaya dünya kıralı
Takiben gönderdi icra sıralı
Ekonomik bozuk durgun TÜRKİYEM
 
Yasaları dizdi birbir SARALI
Uygulayanların hepsi buralı
Bir avuç insanı etti paralı
Bankaların talan vurgun TÜRKİYEM
 
Sırayla satılık verimli KİT.ler
Yedikçe yiyor da doymuyor bitler
Korkusundan sinmiş kimsesiz fertler
Vatandaşın sessiz yorgun TÜRKİYEM
 
EZGİLİ KEVSER’ im bu eza niye
Adam sen de boşver hep diye diye
Ülke oldu IMF’ ye hediye
Daha merhem tutmaz sargın TÜRKİYEM

                              Halk Ozanı Ezgili KEVSER

NEREYE
Bir kişi değil binleriz
Atatürkçüler nereye
Az söyleriz çok dinleriz
Atatürkçüler nereye


Filiz diktik ağaç oldu
Ağaca yapraklar doldu
Ne yazık tırtıl yer buldu
Atatürkçüler nereye

Müstevliye karşı durduk
Birlik olduk sille vurduk
Cumhuriyeti biz kurduk
Atatürkçüler nereye

 

ÇAĞRI
uyan demokrat kardeşim
kurt üşüştü bak sürüye
gözümde dinmiyor yaşım
kurt üşüştü bak sürüye

kılık değiştirir güler
sinsi sinsi işler eyler
duysun ayrılıkçı beyler
kurt üşüştü bak sürüye

tak kravat giy simokin
bitmez düşman içinde kin
uyuyorsun sen ve lakin
kurt üşüştü bak sürüye

EZGİLİ'yim kara yazım
haniya baharım yazım
acı acı çalar sazım
kurt üşüştü bak sürüye
              Ezgili Kevser

 

 

 

 

Hem müslüman hem laikiz
Şeriata karşıyız biz
Bölük bölük dağılan siz
Atatürkçüler nereye


EZGİLİ yanar yüreğim
Cumhuriyettir ereğim
Yolunuza set gereyim
Atatürkçüler nereye                           Halkozanı
                                                         Ezgili Kevser
 
  Köyüme Şiirler     >>>  
                                                                       Anasayfa  
                                                                                                        Bektsşoğlu Köyü©2002

      Tasarım: Kamil TÜRKOĞLU